1 Ağustos 2016 Pazartesi

Lan Dili




İletişimde iki önemli kavram vardır: Biri ben dili, öteki sen dili. Ancak bunlar sadece iletişimle alakalı kavramlar değil aynı zamanda karakterimizi ele veren söyleyiş biçimleridir. Ben dili acayip büyülü bir etkiye sahiptir. Hani atalarımız “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır!” derler ya… İşte buradaki tatlı dilin olmazsa olmazı ben dilidir.

Bir kere bu dilin içinde empati vardır… Bu dil, kimseyi suçlamadan olayın bizde yaptığı etkiyi ortaya koymaya çalışır… Saldırmak, kırmak, aşağılamak yoktur kesinlikle… Bu dille kurulacak bir cümle; karşıdakini durdurur, düşündürür, azıcık yüreği varsa bin pişman eder… Muhatabını pamuk gibi eder! Denemesi bedava!

Geceleri geç saatte eve gelen oğlunuza, “Eve çok geç geldiğinde kaygılanıyorum!” deyin. Ya da doktorların bütün uyarılarına rağmen sigarayı bırakmayan babanıza “Sigara yüzünden seni erkenden kaybetmekten korkuyorum!” deyin… Ya da eşinize “Halı saha maçına gidince seni çok özlüyorum!” deyin… Sonuncusunu eşim çok kullanıyor. Üstelik işin içine kızımızı da katarak “özlüyoruz” diyor… Hedefe o kadar kilitlenmiş ki “biz dili”ni keşfettiğinin farkında bile değil! ;) Açıkçası net bir sonuç alamadı ama ekmek kuran çarpsın ki her maça gidişimde vicdan azabı çekiyorum… ;)

Sen dili de ben dili gibi acayip büyülü bir etkiye sahiptir. Ama kara büyülü bir etkiye… Tümüyle uzlaşmadan yoksun olan bu dil kırmaya, dökmeye, yok etmeye birebirdir. Hiçbir yararı olmadığı gibi hem karşısındakine hem de bu dili kullanana zarar verir. Gel gelelim ilk kullandığımız dil bu olur çoğu zaman… Kolayımıza gelen her şey gibi bu da zararlı tabii! Bu dili kullandığınızda uzun vadede kaybetmeyeceğiniz tartışma, kıramayacağınız dost, cinlerini tepesine çıkaramayacağınız insan yoktur. İşin sonunda dayak yemeniz işten bile değildir!. Denemesi bedava… (Ne olur, ne olmaz? Biz büyük harflerle yazalım: EVDE SAKIN DENEMEYİN!” ;) )

Mesela az önceki örnekte geceleri eve geç saatte gelen oğlunuza “Her gece dışarıdasın... Bu saate kadar ne yapıyorsun sen dışarıda?” deyin… Ailecek bunalıma girersiniz. Hatta bunu sabah akşam tekrarlarsanız oğlanın evden temelli kaçması bile muhtemeldir. Ya da babanıza “Sigara içerek hem kendine yazık ediyorsun hem de parana!” deyin… Küfür yemeden kurtulabilirsiniz belki ama babanızın fazladan bir sigara yakmasına engel olamazsınız. Halı sahaya giden eşinize “Bizi bırakıp maça git sen!” deyin… Yok, böyle demeyin. Bu biraz tehdit dolu oldu. İşe yarayabilir! ;)

Şaka bir yana... Ben dili iletişimde sen dilinden çok daha etkili. Ancak nedense sen dilini kullanıyoruz daha çok. Kimimiz bilgisizlikten, kimimiz üşengeçlikten, kimimiz bencillikten... Sonuçta sorunları çözmek yerine büyütmüş oluyoruz. Ancak  ben toplumumuzun bu iki dilin dışında ve sen dilinden çok daha tehlikeli bir dil daha geliştirdiğini gözlemliyorum: Lan dili!

Diğer iki yöntem gibi bu dili de hepimiz kullanıyoruz. Bu dil yukarıdaki iki dilden de faydalanıyor duruma göre…  Bu dili kullananlar kimi zaman ben dilinde olduğu gibi empatiye başvuruyor kimi zaman da sen dilinde olduğu gibi saldırıya… Anlayacağınız biraz çıkarcı bir dil. Ama öyle büyük kazançlar elde etmek mümkün değil. Gerçekten çoğu zaman saçma bir tartışmada üstünlük kurmanın dışında neredeyse hiç yararı yok "lan dili"nin… Hatta büyük tartışmalara, kavgalara, savaşlara bu dilin sebep olduğunu bile söyleyebiliriz.

Bu dilden kurtulmaksa çok zor… Ancak okumayla, araştırmayla ve belki de en önemlisi hoşgörü ile mümkün olabilir… Hoş bazen, bunlar bile işe yaramayabilir ama bunlar olmadan "lan dili"nden kurtulmak imkansız. O yüzden tehlike anında susanların bu dili kullanmayı bıraktığından emin olamayız bir süre...

15 Temmuzdaki darbe kalkışmasından önce birbirlerine hakaret eden nice siyasi vardı… Şimdi söylediklerini unutmuşlar… Muhatabına demediğini bırakmayan koca koca yazarlar bir anda şu meşhur "monşer"lerin dilini kullanmaya başlamış… ;) Öteden beri devlet büyüklerine saygısızlığı özgürlük sanan devlet memurlarının şimdiki övgü dolu paylaşımlarına değinmek bile istemiyorum...  Bırakın bütün bunları, sıradan insanlar olarak bizler bile dilimize daha hakim olmaya başladık. Bütün bu değişime inanmayan sosyal paylaşım sitelerinde kendi ana sayfalarına, eşinin dostunun paylaştıklarına, bir göz atsın. ;) Hakaretlerin, asılsız iddiaların, ahlaksız küfürlerin köküne kibrit suyu çakıldı âdeta! ;)

Gerçekten iletişimde ben dilini kullanan insanlar, hiçbir şekilde bu tarz saldırgan paylaşımlar yapmaz. Yine aynı şekilde sen dilini kullanan insanlar da hiçbir şartta saldırganlıktan vaz geçmez! Unutmamak gerekir ki kullandığımız iletişim yöntemi karakterimizi ele verir. Ve karakter bu kadar çabuk değiş(e)mez! O yüzden duruma göre davrananların "lan dili"ni kullandığını söyleyebiliriz pek ala!

Yine de... Ön yargılı olmamalıyız! Kim bilir belki de gerçekten “lan dili”ni kullanmayı bırakabilenler olmuştur… Gerçekten belki bütün bir ülke iyimser psikologlar gibi mütemadiyen “ben dili”ni kullanamayız… Ama en azından aklı başında, kalbi göğsünde olanlarımız “lan dili”ni terk etmiştir ya da edecektir… Esasen etmelidir! Aksi takdirde millet olarak daha çok darbe yeriz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yön tuşlarını kullanarak sayfalar arası geçiş yapabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...