3 Ağustos 2013 Cumartesi

Hac ve Umre'yi Boykot (!)

Hac ve Umre'yi boykot (!)

İnternette haberlere bakarken bir televizyon kanalında katıldığı tartışmada cesur ama pek de yeni olmayan bir fikir ortaya atan Fatih Tezcan dikkatimi çekti. Konusunun ne olduğunu hâlâ öğrenemediğim tartışma programında Fatih Bey, krallarının beyaz kadın ticareti yaptığını vurguladığı Suudiler ile Amerikalılar arasındaki organik ilişkilere değindi. Fonda böyle bir ilişki varken gidilen umrenin ibadet olup olamayacağını sorguladı! Dahası Müslümânlara çağrıda bulundu ve "Müslümanlar Suud'a bir kuruş para vermesinler, hac ve umre boykot edilsin!" dedi. Kendisine karşı çıkan Savcı Sayan'la tartıştı. Sonra... Sonrasında ne olacak moderatör  "Reklama gidiyoruzzzz..." dedi ve reklama gitti! :)
Fatih Bey'in reklamdan evvel tartışma büyüdüğünde "Ben 'Hac'a gitmeyin demedim, boykot edin!' dedim." diyerek ikisinin ayrı şeyler olduğunu savunması ise kendince durumu düzeltme çabasına girdiği izlenimi uyandırdı. Hâl böyle olunca boykot kelimesi de tartışılmaktan kurtulamadı. :) Boykot kelimesinin anlamı için TDK ne diyor, üşenmedim baktım! İlk olarak "Bir işi, bir davranışı yapmama kararı" olarak geçiyor. İkinci anlamı ise "Bir kimse, bir topluluk veya bir ülkeyle amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesme" olarak açıklanıyor. İkincisi Fatih Bey'in amacına daha yakın sanki!
İslâm semavi bir dindir. Yüzlerce yıl öncesinden gelmiş ve sonsuzluğa ışık tutmaktadır. Böyle bir dinin mensupları kafalarına göre dizayn yapamazlar. En azından yapmamalıdırlar. Müslümânlar Allah'ın emirlerini akıllarına yattığı için ya da dış siyasette avantaj sağlamak için yerine getirmezler! Allah emirlerini yerine getirilmesinin yegâne nedeni, Allah'ın emretmesidir!
Suudlarla Amerikalılar için söylenenlerde haklılık payı vardır. Belki "hac'a boykot" çağrısı da sadece konuya dikkat çekmek için kullanılmıştır. Belki istemeyerek maksat aşılmıştır.. Aksi olsa bile demokratik bir düzende fikirlere saygı duymak durumundayız. Yine aynı demokratik düzenden yararlanarak karşı fikirlerimizi açıklamalıyız.
Sebebi ne olursa olsun "hac ve umreyi boykot" pireye kızıp yorgan yakmaktan farksızdır! Biz Hac'a Allah istedi diye gitmekle mükellefiz. Suudun zenginliği Allah'ın takdiridir. Bu noktada milyarlarca insanın dini inancından dolayı yerine getirmek zorunda olduğu hac  ibadetini "Suudu zengin etmek olarak görme"nin sağlıklı olmadığını dahası zerre hoş görü barındırmadığını belirtmek istiyorum. Bu mantıkla gidecek olursak namaz'ı spor, orucu özel bir diyet olarak görür ve kafamıza göre bir ibadet dizaynı yaparken buluruz kendimizi! Allah muhafaza!
Bir başka açı daha var ki pek komik! Öteden beri dini siyasete alet etmeyelim deriz. Edenleri eleştiririz... Ama burada din siyasete, hem de dış siyasete, alet ediliyor. Oldu mu şimdi? :)
Son olarak Moderatör Hanım reklama gitmeden önce Fatih Bey'in, karşısındakine soktuğu bir laf var ki... "Evlere şenlik" desek cuk oturur! :) Hakikaten kendisini radikallikle suçlayan muhatabına "Radikal bir bitkidir!" dedi. Belli ki fikirlerinin radikallikle sıfatlandırılmasından rahatsız olmuştu. Neticede o bitkiyi bilmiyorum ben. Ama aslı vardır belki. :) Nitekim TDK radikal kelimesine "köktenci" anlamı yüklemiş... Üstelik ortaya atılan fikir de öyle lalettayin bir fikir değil!
Demokrasi için özgürlük; özgürlük için ise her şeyden evvel insanın nerede duracağını bilmesi zorunludur. Günlük yaşantıda bazı şeylere tepki koyma amacıyla Allah'ın emrettiği ibadetleri yapmamaya davet, Allah'ın emrettiği ibadetleri bu suretle itibarsızlaştırmak haddi aşmaktır! Fikir özgürlüğü adı altında sınırlarımızı aşarsak demokrasiden de uzaklaşırız!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yön tuşlarını kullanarak sayfalar arası geçiş yapabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...